Ana Sayfa Yazarlar 3.05.2019 463 Görüntüleme

İttifak Ormanında Ağaçları Kim Kesti?

31 Mart yerel seçimlerinde deyim yerindeyse Türkiye’nin seçmen haritası değişti. 25 yıldan bu yana sağ partiye oy veren İstanbul seçmeni, bu kez sol parti olan CHP’den yana tercihini kullandı.

Özellikle Kürt seçmen, CHP’ye kazandırmadı, AK Parti’ye oy kaybettirdi.

Kürt seçmen Doğu ve Güneydoğu’da tercihini AK Parti’den yana kullanırken, İç Anadolu, Marmara ve Ege’de CHP’den yana kullandı. Kürt halkı açısından Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ağrı, Dersim, Zilan gibi yerlerde Kürt kıyımı yapan kanlısı CHP’den yana neden oy kullandı sorusu da ciddi bir sosyolojik travmayı ortaya koyuyor.

Güneydoğu’da geçtiğimiz yıllarda yaşanan hendek olaylarının bir daha yaşanmaması için Kürt halkı AK Parti’den yana oy kullanarak geçmişte HDP’nin kazandığı yerler el değiştirdi. İddia olur ki, İçişleri Bakanlığı tarafından Doğu ve Güneydoğu’da seçmen listesine kaydedilen asker ve polislerin oylarıyla bölgede devlet yani iktidar yani AK Parti kazandı. Haritaya baktığınızda il ve ilçelerde AK Parti kazandı ancak belediye meclis üyelerinin çoğunluğu HDP’de. İl ve ilçelerde AK Parti adayına oy veren devlet görevlileri, belediye meclis üyeleri için oy kullanmamışlardı.

Kürt seçmen tavrının ülkenin iki yakasında farklılık arz etmesinin altında yatan birçok neden var. Doğu ve Güneydoğu’da hendek ve terör olayları nedeniyle bir daha geçmişe dönmeme arzusu, Batı’daki Kürt seçmenin ise ciddi bir entegrasyon sorunuyla karşı karşıya kalması. Belediye başkanlığı, meclis üyeliği gibi alanlarda Kürtlere yer verilmemesi öncelikli nedenlerden biri zira AK Parti’nin özellikle İstanbul ve ilçeleri başta olmak üzere diğer il ve ilçelerdeki adaylarının kahir ekseriyeti ya Trabzonlu ya da Rizeli olması önemli ölçüde oy kaybettirdi.

Bir diğer neden ise MHP ile ittifak kurulması idi. Yerel seçimler süresince dile getirilen kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı dil, Kürt seçmen üzerinde ciddi bir tepkiye neden oldu. Millet İttifakı listesinden belediye meclis üyeliğine aday olan Kürtlerin, Cumhur ittifakı tarafından sürekli olarak “terör örgütü üyesi, terörist” algısı yaratılarak terörize edilmesi de oy kaybına neden olan bir diğer etken.

Eğer AK Parti geçmişte olduğu ittifak kurulmadan tek başına doğru adaylarla seçime gidecek olsaydı Ankara ve İstanbul gibi metropoller başta olmak üzere Kars gibi Doğu illerini de rahatlıkla yine kazanırdı.

AK Parti oy kaybederken MHP ise AK Parti’nin oylarını alarak güç kazandı. Ankara’daki MHP seçmeni ise tercihini CHP’nin adayı Mansur Yavaş’tan yana kullanmış olacak ki AK Parti’nin adayı seçimi kaybetti. Deyim yerindeyse MNP, AK Parti’nin ağaçlarını keserken, kendi ormanındaki ağaçları artırdı.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye İttifakı” açıklaması toplumsal mutabakat açısından önem arz ediyor. “Kızgın demiri soğutma” sözlemi toplum tarafından olumlandı ancak MHP kanadı için aynı şeyi söylemek mümkün değil… MHP deyim yerindeyse iktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgede olup bitene gözlerini kapamasını ve iç siyasete takılıp kalmasını istiyor.

AK Parti kurulduğu ilk dönemde olduğu gibi Türkiye partisi ayarlarına geri dönmeli. Toplumsal mutabakat ve içerisinde bulunduğumuz bu zor süreçte halkın tamamını kucaklamak ve kuşatmak hem iktidarın hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci önceliği olmalı.

31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden bir ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen Türkiye’de hala seçim tartışmaları devam ediyorsa bu demek oluyor ki ülke yine iç çekişmelere mahkum edilerek dışarıya kapatılmak isteniyor. Doğu Akdeniz’de enerji rezervleriyle ilgili ABD, İngiltere, Yunanistan ve İsrail paydaş olmaya çalışırken Türkiye’yi iç siyasi gerilimlerle bu sahadan uzaklaştırılmak isteniyor. demektir. İstanbul seçimleri yenilenecek olursa sonucun değişmeyeceğini bilakis sorunların daha da artarak devam edeceğini tahmin ediyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi hem ekonomik hem de sosyal anlamda sağlığına kavuşturmak için MHP ile ittifakını sona erdirerek bölgede olan bitene dikkat kesilmeli.

Selam ve selametle…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Hazır Site by Uzman Tescil