Ana Sayfa Yazarlar 30.04.2019 557 Görüntüleme

Davutoğlu İmamoğlu’na mı çalışıyor?

Ere gerek sözün tuta

İtibarlı devlet büyüğümüzü bizzat tanımıyorum. Hakkında eleştiri yapacak, şahsî gözlemim yok. Söyleyebileceğim şeyler, fotoğraflarına bakarak yapabileceğim beden dili analizi olabilir:

Gerek dışişleri bakanı iken, gerekse başbakan iken verdiği pozlara yorum yapmak gerekirse, hepsinde ortak bir mesaj var: İcraat değil itaat fıtratına sahibim.  Diğer bir değiş ile ”ikinci adam olmak benim fıtratıma yakışır”.

Charli Hebdo terörü lanet yürüyüşüne katılan Davutoğlu, Fransa başbakanı Hollande tarafından görmezden gelinmesi‘ni bir kenara bırakacak olursak,

ki Hollanda ağır bir duygu patlaması yaşıyordu, karşısındakini tanıyamadı(?), yabancı devlet adamları ile verdiği pozlar tam bir felaket. Hangi resme baksanız boyun eğik: İtaat etmeye hazırım mesajı. Elbette kasden yapılan bir tavır değil, fıtratı öyle.

Sadece beden dili analizi kişiyi tanımaya yetmez elbette. Başkalarının paylaştıkları analizlere de bakalım.

Başarılı akademik ve devlet adamlığı kariyeriyle “Bilge Adam”ın dışarıdan dışişleri bakanlığına atanması, hepimizi sevindirmişti değil mi? Yıl 2010.

Yurtiçi yurt dışı pek çok görevde bulunmuş, Ekşi Sözlük’de, gençlerden pek çok övgü dolu yorum almıştı;  Taa 2003’de dikkatimizi çekmişti:

  • Uzun ve gece görüş adamı

  • …takdire şayan önemli bir şahsiyet

  • …tadından yenmez bir adam. mevkisini hazmetmiş, akıllı devlet büyüğü.

  • …çok zeki ve diplomasiye sonuna kadar vakıf biri.

  • …hakkında bir kitap dolusu yazı yazılabilecek mümtaz şahsiyet.

  • …eli öpülesi büyüğüm.

  • …Türkiye’nin dış politikası adam gibi bir yapıya büründüyse bunun 1 numaralı müsebbibi.

Aykırı fikirleri beyan edebilme platformu Ekşi Sözlük’de yer alan övgüler yeterli mi birini değerlendirmede?

Başka fikirlere de bakalım:

BBC: Son derece tehlikeli ve kibirli

Daily Telepgraph:”kibirli bir Batı portresi çiziyor.”

Bir yerel gazete: “Tevazuyu zorlayan şovlar”

Web Arşiv: “Kibirliydi, hem de çok”

Kibir, kibir, kibir.

Nereye bakılsa, ilk söylenen kibir; hocası, öğrencisi, muhalifi, destekçisi, Türkü, ingilizi: kibir.

Pınar Aydın’ın kilit cümlesine yer verelim: “Cumhurbaşkanın kibirli olduğunu düşünen bu güruh, kendilerinin kibirlerinden Erdoğan sonrası herkesin onlara oy vereceğini düşünüyor”.

Trump’ın bir benzeri; kişilik tedavisi görmesi gerek.

Kibirli çıktı.

Ne çok güvenmiştik değil mi?

Danışmanlık zamanlarında neler yaptığı basına yansımadı. Bilemiyoruz. Dışişleri Bakanı olduğu, Başbakan olduğu dönemlerde yaptığı hataların acısını hâlâ çekiyoruz. Bunlar sadece bugün dillendirilen konular değil. AK Parti muhalifi olanlar biliniyor ve çokça bulunabilir. Milli görüşçüsü, olmayanı. Olsun da.

Akademisyenlerden hükümete destek veren çok sayıda şahsiyetler, bunu pek çok kişi ifade etmişti.

Çetelemeyelim.

Ferasetsiz çıktı.

Türk siyasetine hakim herkes bilir ki, bir partinin içinden çıkan bir oluşumun, halk nezdinde karşılığı yoktur, olmamıştır. Sayısız örnek verilebilir. Pınar Aydın’ın da ifade ettiiği gibi, kibirlerinden etrafını göremeyen, kerametleri kendilerinden menkul zevat, Ahmet davutoğlu gibi, feraseti eksiki birini ortaya atarak, AK Parti ve Sn Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın önünü kesmeye çalışıyor.

Sol’un içinden ikinci bir Recep Tayyip Erdoğan çıkarılma projesinden başkası olmayan Sn Ekrem İmamoğlu ve İstanbul üzerinden planları yapılmış durumda; Bıçak sırtındaki başkanlık seçim oranları, Davutoğlu-Gül ekibinin AK Partiden kapacağı %1-2 oya gözünü dikmiş. Cumhur ittifakının 2019 yerel seçimlerde aldığı %52 oy oranı, iştihalarını iyice kabarttı.

Hedef, 2023.

Sn. Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye sevdasından şüphem yok. Muhafazakar ve milliyetçi çizgisine de şüphe duyamam. Vatan hainlerinden nefret de ediyordur.

Davutoğlu’nun kurmayı düşündüğü parti, şimdiden ölü doğmuş durumda. Tıpkı İyi Parti gibi, tabanı yok. Halk nezdinde itibar göremez. Bu yeni partinin varlığından çok, yokluğunun fayda sağlayacağı aşikar.

Yok olmak, tabanla bir olmak ve erimek. Bunlar bildiği düsturlar.

Başlatacağı siyasî hareket, sadece güzel ülkeme zarar verir.

Uzun yıllardır seferde olmaktan dolayı yaralı olan gemiyi batırmak, kime ne fayda sağlar?

Tercihte tutarlılık adına yaptıklarını destekliyorum. Fakat neye çare olacak?

Umarım şapkasını önüne koyar ve bir kez daha düşünür.

Kendisinin, “AK Parti dışında herhangi bir siyasi faaliyet içinde bulunmam” sözü, kendisini bağlayıcı bir söz. Ere gerek sözün tuta

İşin neticesi itibariyle Davutoğlu, kime çalışıyor?

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Ortadoğu’da Yaşamak

Ortadoğu’da Yaşamak

Hazır Site by Uzman Tescil